Bu Blogda Ara

31 Mayıs 2017

Sirkeci - Halkalı Arasında Elektrikli Tren

Bu yazımızda Hürriyet Gazetesinden alıntı 11 Mayıs 1955 tarihli neredeyse tam sayfa bir haberle E-8.000'liklerin yolculuğundan, daha doğrusu hazırlıklarından belgelerle devam ediyoruz.

Sirkeci - Halkalı Arasında Elektrikli Tren

Ray döşeme işi ve cereyan verecek olan hava hatlarının inşaatı altı aya kadar bitecek.


Belgeyi paylaştık, şimdi sıra yazının deşifresine geldi sıra:

Sirkeci Garı ile otuzikinci kilometredeki Halkalı İstasyonu arasında işletilecek olan elektrikli tren tesislerinin inşaatı hızlandırılmıştır.
Elektrik enerjisiyle hareket etmesi kapıların kendiliğinden kapanıp açılması ve kırk dakikalık Yeşilköy yolunun yirmi dakikaya indirmesi sebebiyle "Bir yer üstü metrosu" diye isimlendirilen elektrikli trenin önümüzdeki Cumhuriyet Bayramında işlemeye başlayacağı bildirilmektedir.
Tren yolları üzerine elektrik hatlarının daha süratle çekilmesini sağlamak gayesiyle Fransa'dan uçakla yirmi teknisyen daha getirtilmiştir. Ayrıca çalışmaların zaman zaman duraklayarak gecikmesine mâni olunmak üzere Sirkeci - Yeşilköy arasında oniki banliyö tren seferi kaldırılmıştır. Alâkalılarca bir ay kadar yapılamayacağı söylenen bu tren seferlerinin kaldırılması neticesinde bilhassa Sirkeci - Bakırköy arasında dolmuş seferleri yapan yetmiş kadar taksinin günlük kazançlarında otuzdan altmış liraya kadar bir artış görülmüştür.
Demiryolları idaresi banliyö istasyonlarının peron seviyesini vagon kapıları hizasına yükseltmiş, Cankurtaran Kazlıçeşme Zeytinburnu Yenimahalle Yeşilyurt ve Florya'da istasyon binalarını yeniden gidiş ve geliş hatlarının ortasına inşa etmiştir. Ayrıca Sirkeci ile Halkalı arasındaki yüzyirmisekiz köprüden seksendokuz tanesi yeniden takviye edilmiş, bu arada altından karayolu geçen köprüler beş altı metreden dokuz oniki metreye kadar genişletilmiştir.
Tesisleri yirmiikimilyon liraya mâl olacak elektrikli trenin hâlen elektrik hatları gerilmektedir. Gidiş geliş altmışdört kilometrelik demir yolundan elli kilometrelik kısmı üzerine elektrik hattı çekilmiştir. Bu kısım Florya ile Veliefendi arasında bulunmaktadır.
Alâkalıların belirttiklerine göre elektrikli tren hareketi için gereken enerjiyi Silâhtarağa Elektrik Fabrikası ile Çatalağzı Santralından alacaktır. Bu iki enerji merkezi de ayrı ayrı otuzbeşbiner kilovatlık elektrik temin edecektir.


Geldik resim altı yazılara:
Sirkeci - Halkalı istasyonları arasında önümüzdeki Cumhuriyet Bayramında işletmeye açılacak olan elektrikli tren seferleri için yukarıda hava hattı döşenmesi görülüyor.
Yerini de ben ekleyeyim, hani tren geçerken sigortanın attığı Veliefendi'deki trafo merkezinin olduğu yer. Bunun belgesi de başka bir yazımızda olacak.


Ara istasyonların hepsinde durmak şartıyla bu mesafeyi yirmi dakikada alacak olan elektrikli tren.
Bu trenin resminin çekildiği yer ise sanırım Yedikule Depolar olmalı.

30 Mayıs 2017

Reklâmlı Trenler

Tcdd 1988 yılında İstanbul'daki banliyö trenlerine reklâm almaya başlamıştı.
O güne kadar alıştığımız renklerin yerine değişik değişik renklere bürüneceklerdi trenlerimiz.
Hâttâ Tcdd'nin bu fikri birkaç yıl sonra İett'ye de ilhâm olacak, otobüslere de pencere hâricindeki bütün kısımların bir markanın reklâmıyla kaplanmasını sağlayacaktı. Ama İett konusu başka bir blogda olacak.


O günlerden kalan sayılı resimlerden biri olan bu resimde Halkalı'dan gelip İstanbul Garına girmekte olan arka dizisi E-8.006 filo kodlu trende Akbank reklâmı, depoda bulunan yeşil renkli E-8.024 filo kodlu trende ise şimdi hatırlamıyorum ama Fizy veya Dalin şampuanlarının reklâmını almış.


Yine aynı dönemlerde İstanbul Garında çekilmiş ve sanırım siyah beyaza dönmüş olan bu resimde sağ tarafta filo kodu okunamayan trende Kent şekerlemelerinin reklâmı, ön plândaki E-8.007 filo kodlu trenin de çok önden çekildiği için ne olduğunu anlayamadığım bir firmanın reklâmını almış.

Lâkin Tcdd'nin reklâm sevdası fazla uzun sürmedi, bir veya iki yıl sonra reklâm boyaları söküldü ve bu sefer trenlerin renkleri bile değişti.
O eski güzel ve tarihe mâl olmuş renkler gitti, yerine bir türlü adam gibi bir renk tutturulamadı.
Konudan biraz sapacağım ama o renklerden de birer resim eklemeliyim.


İstanbul Garının deposunu gösteren bu resimde soldaki tren originâl renklerde, sağdaki tren ise beyaz ağırlıklı renge boyanmış.
Bu yeni düzende alt bölüm beyaz, üst bölüm kırmızı, kapılar beyaz ve alt bölümünde kırmızı renkte birer ok işareti vardı.


Bu resimden birkaç yıl sonra beyazlı renkten vaz geçilmiş ve trenler üst bölümü açık mavi, alt bölümü koyu mavi renge, kapılar da lâcivért renge boyanmış, arasına da kapılar gibi lâcivért renkte bir kuşak atılmıştı.


Trenlerimiz son dönemlerini de yine beyaz ağırlıklı, alt bölümde kalın bir mavi kuşak, mavinin üstünde ve altında kırmızı bir kuşak, kapılar da bu kırmızı kuşağın rengine boyandılar.
Son günlerine kadar da bu renkte kaldılar.

Şimdi yorumlarınıza bakalım, bu trenlerin en güzel rengi hangisiydi?

Kalabalık Trenler

Trenlerin kalabalıklığı söz konusu olduğunda İstanbul - Halkalı Banliyö Trenlerinin üstüne kalabalık giden ve kalabalıktan insanların trenin içine sığamaması ve de kapulardan sarkmasını ben tek geçerim. Özellikle 1980'li yıllarda kendim de buna gözlerimle şahit oldum.
Bu yazımızda size kendi çekmediğim ama internetten bulduğum kapulardan sarkan insanların bulunduğu tren resimlerini paylaşacağım.



Bu resim Akşam Gazetesinden, 16 Haziran 1955 tarihli. Henüz elektrikli trenler gelmeden birkaç ay önce buharlılar zamanında da tren kalabalıkmış.
Habere göre Florya placlarına pazar günü denize girmeye gelenlerden bahsediyor, ancak haberin deytayını malesef bulamadık.



Bu resim 1980'li yılların başlarında Yenikapı istasyonundan çekilmiş, millet işten çıkmış eve gidiyor.


Bu da yine aynı dönemler yaz mevsiminde bir pazar günü Florya'daki placdan dönen vatandaşları taşırken.


Yine kalabalık trene sığmamış, neredeyse trenin üstüne de çıkacaklar ancak katener hattı bunu yapmalarına engel olmakta.

Trenlerin bu kalabalıklığı bir zamanlar gazetelere de konu olmuş. Burası Samatya Ssk Hastahanesi'nin sâhil yoluna bağlanan köprünün olduğu yer, tren de İstanbul'a gidiyor.


Bu gazete küpüründe de en sonunda haber olmayı başarmış.
Resimdeki treni Samatya istasyonuna benzetenler var Facebok'ta, ancak 10 Nisan 1987 yılında Kâmil Yılmaz'ın hazırladığı bu haberi Hürriyet gazetesi yayınladığı zaman E-14.000'likler Haydarpaşa'daydı.
Şimdi gazetedeki yazıları okuyamayanlar için buraya aktaralım:

Trenlerde can pahasına yolculuk sürüyor, halkın şikâyetlerine kulak asan yok ...
Vurdumduymaz DDY

Sirkeci - Halkalı ve Haydarpaşa - Gebze hatlarında her gün onbinlerce insan bir yerden bir yere gidebilmek için adeta savaş veriyor. Sürekli rötar yapan trenlerin kalkış istasyonlarında hangi perondan sefer çıkacağı bile önceden yolculara duyurulmuyor.

Devlet demiryollarının vurdumduymaz tutumu yüzünden İstanbul'da çalışan banliyö trenlerinde halk canı pahasına yolculuk yapmaya devam ediyor. Banliyö trenleri ile ilgili şikâyetleri sürekli kulak arkası eden DDY yetkilileri eski tas eski hamam uygulamalarını sürdürürken halkın "Bizlere çile çektiren DDY yöneticilerinde hiç mi vicdan yok? Gözleri bizim çektiğimiz çileyi görmüyor, vicdanları sızlamıyor mu" feryatları yankı uyandırmıyor.
Banliyö trenlerindeki sürekli rötarlar yolcuları canlarından bezdirirken işyerlerinde de huzursuzluk yaratıyor. Rötarlar yüzünden işlerine geç kalanlardan bazıları yöneticileri tarafından disiplin ve para cezalarına çarptırılıyorlar.
Yolcuların hangi perondan trenin kalkacağı sorusuna "Işıklı levhadan okuyun" cevabını veren yetkililer daha sonra tren vagonlarını dolaşarak "Yanlış trene bindiniz. Yandaki trene bininiz" diyerek yolcuların itiş kakış ve telâş içinde tren değiştirmelerini de gülerek seyrediyorlar.
Genç kız ve kadın yolcuların balık istifi hâlindeki banliyö trenlerinde yolculuk yapmalarının tren sapıkları yüzünden işkence olduğu şikâyetleri de "Kardeşim biz ne yapalım? Elimizdeki imkânlar bu kadar. Trenden şikâyeti olanlar özel taksi tutsunlar" şeklinde cevaplandırılıyor.
Banliyö trenlerinin yolcuları devlet demiryolları işletme müdürlüğü yetkililerinin vurdumduymaz tutumu karşısında İstanbul valisi Nevzat Ayaz ile anakent belediye başkanı Bedrettin Dalan'ın gerekirse sorunu ulaştırma bakanı Veysel Atasoy'a iletmek üzere soruna el atmasını istiyorlar.

Bu da resmin altındaki yazı:
BU DRAMI GÖREN YOK MU?
İşte yıllardır süren banliyö trenlerindeki işkenceli yolculuk. İşte halkın canı pahasına yaptığı yolculuk. Ve vurdumduymaz yöneticilerin sürdürdükleri eski hamam eski tas yönetim.
Banliyö trenleriyle yolculuk yapanlar "DDY yöneticilerinin gözleri kör, vicdanları hasarlı mı? Bizim hâlimizi görmüyor, çektiğimiz çileden vicdanları sızlamıyor mu?" diye yakınıyorlar.

29 Mayıs 2017

MT-5.500 Motorlu Trenler

MT-5.300'lerden birkaç yıl sonra Tcdd İtalyan Fiat fabrikasından MT-5.500'leri almıştı.
Bu seri için daha da şansımız var, çünkü 2000'li yılların ortalarında yapılan revizyon sonrası MT-55.000 olarak hâlâ yedek tren olarak kullanılmakta.


Resimlerine gelmeden ilk olarak trenin çizimiyle başlıyoruz.
Teknik özellikleriyle devam edelim:

Üretici Firma : Fabbrica İtaliana Automobili Torino (Fiat), 1961
Dingil Tertibi : 1A'A1' - 2'2' - 1A'A1'
Motor Gücü : 580 BG (4 x 145)
Originâl Motoru : Fiat 203.0/762
Güç Aktarımı : Hidrolik 5 Vites
Azami Hızı : 90 km.
Koltuk Adedi : 199
Buhar Isıtıcısı : Webasto 120 W I
Katar Uzunluğu : 60.70 metre
Genişlik : 2.90 metre
Yükseklik : 4.0 metre
Ağırlık (Dara) : 91.2 Ton (34.7 x 2 + 21.8)
Adedi : 15 (MT-5.501 ilâ MT-5.515 arası kodlandı)


Bu trenleri Google'de ararken karşımıza çıkabilecek en güzel resimlerinden biri Robin Lush tarafından Hilâl Tekatüsünde 7 Mart 1977'de çekilmiştir.


Bu trenlerin ilk zamanlarında İstanbul Garında E-8.000'lik banliyölerle birlikte sinyâl kulesi civarında çekilmiş.


Yine İstanbul Garı ikinci yolda sefer saatini beklerken.


Burası da Burdur Garında bir buharlı ile poz vermiş.


Bu resimde de Basmahane'den çıkmış Hilâl Tekatüsüne giderken.


Bir dönem orta vagonları kaldırılıp iki vagonla Ege Bölgesinde bir yerde seferdeyken.


Yine iki vagonlu bir hâlde Basmahane Garında hareket etmeden az önce.


Bu resim için de kaynağı Bandırma yazıyor.


Bu yazımızda şimdilik son olarak MT-5507 filo kodlu katarın İstanbul Garında Trakya Postası için hazırlanırken bir resmiyle bitiriyoruz.
MT-5.500'lerin resimleri ileriki zamanlarda devam edecek.

Trenlerin İşbaşı Muhabbeti (Geyik)

İstasyonlarda sabah olunca veya trenlerin hareket saatleri yaklaşınca boş saatlerinde makinelerini dinlendiren trenler de bir koşuşturmacanın içine dâhil olurlar.
Bazen öyle bir hâl alır ki hangi tren önden gidecek hangisi sonradan gelecek karışabilme ihtimâli bile meydana çıkabilir. Aynen bu resimdeki gibi:


Yer Malatya Gar, zaman sanırım sabah saatleri.
Norminâl şerait dâhilinde bu resim belki hiçbir şey ifade etmeyebilir, ancak burada önemli olan elektrikli ile dizelin arasında geçen hayali konuşma.
Ne dersiniz sayın okuyucular, insanların sabah işe yetişme telâşésine benzemiyor mu?
(Resim Facebok'ta Trenlerin Dünyası'ndan alınmıştır.)

28 Mayıs 2017

Biletler

Diğer tüm toplu taşıma araçlarına biletle binildiği gibi trenlere de biletle binilir.
Bilet gişeleri büyük istasyonlarda trenin hareket saatlerinden yarım saat diğer istasyonlarda onbeş dakika önce açılır ve hareket saatine beş dakika kala kapatılır.
Daha büyük ve tren trafiğinin daha yoğun olduğu istasyonlarda ise gişelerin mesai saatleri ilân edilir.
İnternet hayatımıza girdikten sonra ise tren biletlerini internetten seçtiğimiz trenin hareketine beş dakika kalana kadar bilet alabilmeye imkân vardır.
Anahat tren biletleri hem internetten hem de gişelerden, bölgesel tren biletleri ise sadece gişelerden satın alınabilir.
Bu yazımızda ise biletlerden bazı örnekler paylaşacağım sizle.


İlk olarak Haydarpaşa - Gebze banliyö biletinden eski bir örnek paylaşacağım. 6 Ekim 1985 tarihli, Söğütlüçeşme istasyonundan alınmış.


Bu tarz biletler uzun zaman boyunca kullanıldı. Bu da dokuz yıl sonra yine Söğütlüçeşme'den 7 Ağustos 1995 günü Gebze yönüne gidecek banliyö treni için alınmış.



Yıllar sonra banliyö biletleri şekil değiştirdi, bu bilet de 27 Nisan 1996 tarihli, Haydarpaşa'dan Gebze yönü için alınmış. Turuncu renkli.


Bu da Yunus istasyonundan 6 Mayıs 2000 tarihli, Haydarpaşa yönü için alınmış. Mavi renkli.


Daha eski dönemlerde banliyö biletleri de kartondandı, bu da Yenikapı'dan Yeşilköy'e kadar üçüncü mevki bir bilet.


Bu da İstanbul Gar'dan Yeşilköy'e kadar geçerli üçüncü mevki bileti.


Vakt-i zamanında trenlere avcı köpekleri de binebiliyordu, bu da köpekler için, Yeşilyurt'tan Halkalı yönüne alınmış bir bilet.


Eskiden biletler döneminde banliyö trenlerinde de bilet kontrol görevlileri vardı.


Banliyö veya anahat treni olsun, gişesi olmayan istasyonlar haricinde trene biletsiz binmenin cezası norminâl biletin iki katı. Bu kural günümüzde hâlâ geçerli.
Ancak günümüzde banliyö trenleri istasyondan turnikeyle ve İstanbulkart ve İzmirimkart'la sağlandığı için banliyö trenlerindeki biletçilerin görevleri sona erdi.
Eskiden İstanbul - Halkalı hattında trenden inince istasyonlarda biletler toplanırdı.

Gelelim Anahat biletlerine.


İzmir Mavi Treni için Basmahane ile Soma arası geçerli Anahat öğrenci bileti.


Adana ile Belemedik arası Erciyes Ekspresi için geçerli öğrenci bileti. O zamanki tarife mucibince öğrencilere indirim oranı 30%'du.


Bu da yakın tarihli Erenköy'den alınmış İzmit'e kadar geçerli Ada Ekspres bileti.
Tcdd'de yolculuk eden herkes bileti gidiş dönüş alırsa 20% tenzilâttan istifâde eder.


Bu örnekte de gişesi olmayan istasyondan binilmiş ve bilet trendeki kontrol memuurundan alınmış Kitans bileti.


Bilgisayar sistemi bölgesel trenler için de işletilince karton biletler tarihe karıştı, onun yerine bilgisayar çıktısı verilmeye başlandı. Bu da onlardan birine örnek, Hereke'den alınma ve Erenköy'e kadar geçerli.


Bu da bilgisayar çıktılarının ilk dönemlerinde Eskişehir'den alınma İzmit'e kadar geçerli Fatih Ekspresi bileti.


Bu da aynı biletin arkasındaki yazılar.


Bu da Başkent Ekspresi için Haydarpaşa'dan alınmış ve Ankara'ya kadar geçerli bilet.
Bir zamanlar Adapazar Treninde bilet kontrol memurunun söylediği gibi:
Devletin trenlerinin tekerlekleri bedavaya dönmüyor.

Bilet örnekleri başka bir yazımızda devam edecek.

27 Mayıs 2017

Trenlerin İş Sonu Muhabbeti (Geyik)

Akşam son seferden sonra istasyonlarda bir sessizlik çöker.
Trenler gün boyu yorulan aksamlarını dinlendirirler.
Bu resmimizde E-14.000'lik ile o zamanlar yeni yetme olan E-23.000'lik banliyö trenleri dile gelmiş:


Gerçekte sadece birer makine olan bu araçlarımız biten bir iş günü sonrası düşünceleri.
Ne dersiniz sizce de güzel bir enstantane değil mi?

Ada Ekspresi (Buharlı)

Bu seferki yazımızda size Adapazar Ekspresi'nin buharlı lokomotifle işlediği zamanlardan internette de bulabilinecek birkaç resmini paylaşacağım.
Hepsi de 1970'li yılların ortalarından kalma.


Bu resmi daha önceki bir yazıda da paylaşmıştım, tren Adapazar'dan gelmiş Haydarpaşa'da yolcularını indirirken, henüz duman salınımı sona ermeden önce çekilmiş.


Adapazar'dan gelmekte olan trenimiz Kartal'dayken.


Bu trenimiz biraz kısa ama Göztepe'den geçip Haydarpaşa'ya giderken.


Trenimiz başka bir seferde bu sefer Adapazar'a giderken Küçükyalı civarında.


Başka bir Adapazar treni bu kez Bostancı ile Küçükyalı arasındaki Çamlık mevkiinde.


Başka bir Adapazar trenimiz dönüş yolunda Kartal'da.

23 Mayıs 2017

MT-5.300 Motorlu Trenler

MT-5.200'lerden birkaç zaman sonra yine Man'dan alınan MT-5.300 serili motorlu trenler boy göstermeye başlamıştı.
MT-5.300 konusunda MT-5.200'lerden daha şanslıyız, çünkü daha fazla resmi bulunabiliyor.
Bu yazımızda birkaç tanesini paylaşacağım.


İlk olarak MT-5.300'lerimiz Almanya'da fabrikasından yeni görücüye çıkmış vaziyetteyken.


MT-5.300'lerden biri Almanya'da bir istasyonda, olasılıkla Türkiye'ye gelmek üzere yola çıkmış.


Bu da Tcdd'nin Yolcu Rehberinde yayınlanmış bir reklâmı. O zamanlar internet olmadığı için tren saatlerini ancak ya istasyonlardan ya da her yıl yeniden basılan Yolcu Rehberlerinden öğrenilebiliyordu. Ta 2000'li yıllara kadar.


Bu da trenlerin çizimi. rakamlar milimetre üzerinden.
Şimdi diğer resimleri paylaşmadan önce biraz da trenin teknik bilgilerine bakalım:

Dingil Düzeni : B'2' - 2'2' - 2'B'
Motor Gücü : 2 x 550 BG
Aktarma Tipi : Voith T24 Hidrolik
Yapım Yılı : 1951 - 1952
Fren Donanımı ve Kompresörü : Knorr
Azami Hızı : 125 km.
Dizi Teşkilâtı : Üç Vagon
Katar Uzunluğu : 70.93 metre
Katar Genişliği : 2.87 metre
Dara Ağırlık : 135 Ton
Yolcu Kapasitesi : 120 kişi (2 x 44 ve 1 x 32)
Adedi : 16 (MT-5301 ile MT-5316 arası kodlandırıldı)


Ve bir Çankırı Gar kartpostalında MT-5.300 Karaelmas Mototreni olarak seferdeyken poz vermiş.
Başka bir yazımızda MT-5.300 resimlerimiz devam edecek.

Marmaray Sefere Başladı

 Uzun zamandan beridir inşaatı ve tecrübe seferleri devam eden ve dün öğle vakti resmi açılışı yapılan Marmaray bu sabahtan itibaren tam par...